Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Doğan Tepki Gösterdi
Doğan Tepki Gösterdi
13.10.2009 Saat: 10:52
Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılmasına tepki gösteren MHP İl Başkanı Muzaffer Doğan; Biz Türk Milliyetçileri olarak Başbakanı sözünde durmaya davet ediyoruz dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Muzaffer Doğan Türkiye-Ermenistan sınır kapılarının açılmasını öngören protokolün imzalanmasının ardından geçmişten günümüze Türkiye ile Ermenistan ilişkilerini açıkladı. Başkan Doğan bu duruma tepki göstererek şu ifadelere yer verdi; “Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk 1 Mart 1922 tarihinde TBMM Üçüncü Toplanma Yılı Açış Konuşmasında “Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre halledilmek istenen mesele, Kars Antlaşması'yla en doğru çözüm şeklini buldu. Asırlardan beri dostane yaşayan iki çalışkan halkın dostluk bağları memnuniyetle tekrar kuruldu." Sözleri ile meselenin doğru tahlilini 87 yıl önce ortaya koymuştu. 

13 Ekim 1921 tarihinde “en doğru şekilde” çözülen bu mesele dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarını dayatmak için 88 yıllık bekleyişlerinin ardından devlet yönetenlerin milli meselelerde gösterdikleri zafiyet ve teslimiyet ikliminden istifade ederek yeniden tartışmaya açılmak istenmektedir. 

13 Ekim, Ermeni meselesi için milletlerarası mahkeme ve komisyonlar kurulmasını öngören Sevr’in hükümlerini ortadan kaldıran 1921 Kars Antlaşması’nın imzalandığı gündür. Komisyon kurulmasını öngören 13 Ekim 2009, komisyon kurulmasını reddeden 13 Ekim 1921’in rövanşımı. İlginçtir, 14 Ekim 2009 tarihinde Türkiye-Ermenistan rövanş maçı oynanacaktır” sözleri yayımlayınca Dışişleri Bakanlığı, sanki daha önce 13 Ekim tarihi açıklanmamış gibi, tarihin belli olmadığını bildirdi. Ermenistan, 13 Ekim tarihinde ısrar etti ama son olarak protokollerin bugün 10 Ekim 2009 tarihinde ABD Dışişleri Bakanı Clinton’un da katılımıyla imzalanması bekleniyor. ABD’nin bu sürece uzun zamandır destek verdiğine ve Clinton’ın da Zürih’e giderek bu desteğin altını çizeceğine işaret eden yetkili, “Tarafları ileri gitmeye teşvik ettik ve onlarla sürekli temas halinde olduk, çünkü inancımız o ki, her iki ülke için de bu tarihi bir fırsat” diye konuştu. Yetkili, Zürih’teki imza törenine Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana’nın da katılmayı planladığını bildirdi. 

Bir protokol için bu kadar üst düzey katılımın sebebi nedir acaba?
Demek ki Ermenistan, sadece Kars Antlaşması’nın değil, Lozan’ın da rövanşını alıyor.
Ermeni iddialarının uluslararası uyuşmazlık haline getirilmesi talepleri Sevr Projesinde vardı. 13 Ekim 1921 Kars Antlaşması ile Ermenistan haksız iddia ve taleplerinden vazgeçmiştir. Ermeni iddialarının milletlerarası uyuşmazlık haline getirilemeyeceği de hukuken kesinlik kazanmıştır. Yine Lozan Antlaşması da Ermeni iddialarının milletlerarası uyuşmazlık haline getirilemeyeceğini teyid etmektedir. 31 Ağustos Protokollerinde, mevcut sınırların “uluslararası hukukun ilgili antlaşmalarında tarif edildiği şekliyle” tanındığı gibi muğlak bir ifade tercih edilmiştir. Ermenistan, “Kars Antlaşması’nda tespit edilen sınırların tanınması” koşulu dahil olmak üzere Türkiye’nin hiçbir ön koşulunu kabul etmediğini açıkça beyan etmektedir. Bu durum Ermenistan’ın Türkiye sınırlarını hukukî tartışmaya açmasına gerekçe olacaktır. Türkiye, “uluslararası hukukun ilgili antlaşmaları”nın Moskova ve Kars Antlaşmaları olduğunu ileri sürse bile “protokollerde uluslararası hukuk ilkeleri ve normlarının temel alındığı, protokollerde zikredilen antlaşmaların hükümlerinin Kars Antlaşması hükümlerinden üstün olduğu, Ermenistan’ın ‘Kars Antlaşması’ndaki sınırın tanınması’ dahil hiçbir ön koşulu kabul etmediği, bu durumun yetkili kişilerce açıkça ifade edildiği, Türkiye’nin bunu bilerek protokoldeki ifadeyi kabul ettiği, Sovyetler Birliği ile Türkiye’nin tespit ettiği sınırın geçerli olmadığı, Ermeni halkının zamanaşımı tanımayan haklarının iade edilmesinin gerektiği” ileri sürülebilecektir. Bu halde protokoldeki maddenin yorumlanması konusu, milletlerarası uyuşmazlık haline gelecek ve sınır iddiaları hakkında uluslararası yargı karar verecektir.
Geçtiğimiz Nisan ayında bir kez daha gündeme getirilen bu konuda, milletimizin baskısı karşısında geri adım atan Başbakan ve hükümetinin söyledikleri yalanlar da son gelişmelerle ortaya çıkmıştır. 

Türkiye Ermenistan sınırının, Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgal edilmesi üzerine kapatıldığını kimse unutmasın. İşgal bitmeden de sınırların açılması doğru değildir. 

Biz Türk Milliyetçileri olarak Başbakanı sözünde durmaya davet ediyoruz. Kimse unutmasın sayın Başbakan Bakü’ye kadar gidip “Karabağ meselesi çözülmeden biz kesinlikle sınırı açmayacağız.” dedi. 

Şimdi soruyorum siz kamuoyuna Ermenistan Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ın işgalinden vazmı geçti yoksa Başbakan Tayyip Erdoğan, Başkan Barack Hussein Obama’ya verdiği sözü yerine getirmek pahasına bütün verilmiş sözlerini unuttu mu?” diye konuştu 

Kemal Arduç

top read