
Din Görevlisi Şerefli Bir Görev İfa Etmektedir
Tarih: 01.10.2009 Saat: 11:11 Konu: Din Ve Ahlak
1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla açıklamada bulunan Türk Diyanet Vakıf Erzincan Temsilcisi Galip Sökmen Din görevlisi şerefli bir görev ifa etmektedir dedi.
Her yıl 1-7 Ekim tarihleri arasında kutlanan Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla açıklamada bulunan Türk Diyanet Vakıf Erzincan Temsilcisi Galip Sökmen, haftanın önemine değindi. “Türk milletinin dini, sosyal ve kültürel hayatında saygı ve hürmet duyulan çok önemli mekanlar olarak hizmet veren ve vatan topraklarımızın tapusunun mührü olan camilerimiz ve bu camilerde anlamlı sosyal kamu hizmeti sunan din görevlilerimizin önem ve ehemmiyetini hatırlamak üzere; 1-7 Ekim tarihleri Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır. Din Görevlilerimizin anıldığı bu haftayı en içten dilek ve temennilerimizle kutluyoruz” diyen Galip Sökmen açıklamasını şöyle sürdürdü; “Camiler dini hayatın yaşandığı önemli kutsal mekanlardır. Bu mekanlar kutsallığını ve önemini Allah’ın evi olmasından ve kıblemiz olan Kabe’nin şubesi olarak değerlendirilmesinden alır. Milletimiz dinine saygı ve bağlılığını ihtişamlı mabetler inşaa ederek göstermiştir. Bu mabetlerde ve müştemilatında topluma yönelik eğitim, sağlık, sosyal ve hayri hizmetler sunulmuştur. Bu hizmetle milli kültürümüze ve sosyal hayatımıza önemli katkılar sağlamıştır. Camiler asrı saadetten başlayarak belli bir döneme kadar pek çok hayırlı hizmetlere ve faaliyetlere karar merkezi olmuştur. Özellikle milletimizin var olup yok olma mücadelesinin verildiği yıllarda da Milli Mücadeleye destek ve katkı sağlayan önemli mekan olarak fonksiyonunu gerçekleştirmiştir. Geçmişimizde önemli fonksiyonu bulunan camiler; değişen anlayış ve kültürle toplumda etkinliğini ve fonksiyonunu yitirmesi için Din, Devlet ve Millet düşmanı çevrelerce hedef seçilmiştir. Geçmişinde olduğu gibi aynı işlevleri görmesi en büyük arzumuzdur. İstanbul’un fethinin sembolü olan Ayasofya Camiinin müze olarak kullanılması, Hristiyan kültürüne yönelik tarihi eserlerin bakım ve onarımına, tanıtımına gösterilen ihtimamın ecdat yadigarı şaheser camilerimizden esirgenmesi ve bakımsızlığı yüreklerimizi sızlatmaktadır.
Bu kutsal camilerimiz kadar bu camilerde görev yapacak insanlarda önemlidir. Din, insanlar içindir. Burada söz konusu olan insan; eğitimlisinden eğitimsizine, yediden yetmişe her yaş,her cins, her meslek ve her kültürün insanıdır.Dolayısıyla din görevlisi bu insanların hepsiyle muhatap olmak durumundadır.Din görevlileri, din’ i kendilerine görev edinmiş; din konusunda halkı aydınlatacak ve onlara rehberlik edecek insandır.Bundan dolayı dinden ne anladığımız, din görevlisine yükleyeceğimiz anlam ve fonksiyonla doğrudan ilgili olmaktadır.Maalesef din hizmeti veren görevlilere camilerin inşaasına gösterdiğimiz ilgi kadar, ilgi ve önem verilmemektedir.
Din görevlisi şerefli bir görev ifa etmektedir. Sosyal hayatta önemli bir konumu bulunmaktadır. Bu memleketin huzurunda, emniyetin ve asayişin temininde yüzde 50 payı vardır. Eğer hutbeleri ve vaazları bir yıl terk edelim, iddia ediyoruz ki bu milletin huzuru bozulur.Yaptığımız görevi kimse küçümseyemez ve hafife de alamaz.
Böyle önemli bir konuma sahip bir görev ehlinin yetiştirilmesi önem arz etmektedir. Hızlı değişimin yaşandığı günümüzde Din görevlisi mesleki, sosyal ve kültürel birikime sahip olmalıdır. AB uyum yasaları ile birlikte sosyal hayatımızın her alanında olduğu gibi dini hayatımızda da bir takım değişikliklerin ortaya çıkacağı aşikardır.Mesela daha önce misyonerlik olarak anlaşılan faaliyetler, din ve ifade özgürlüğü adına toplumda kolayca icra edilebilecek ve bu konuda yasal olarak hiçbir şey yapılamayacaktır.Bu gibi konularda toplumu bilinçlendirmekten, doğru ve zamanında bilgilendirmekten başka bir çözüm görünmemektedir.Dolayısıyla güzel bir şekilde namaz kıldırıp hutbe okumanın yanında, toplumda olup bitenleri anlayan, kavrayan ve doğru bir şekilde yorumlayabilen bir din görevlisi profiline ihtiyaç vardır.
Bunun için halkın her kesiminin, her meslek gurubunun ve ülkenin her bölgesindeki insanının, din ile ilgili ihtiyaç ve taleplerini tespit ederek, bu araştırmalar ışığında ortaya çıkacak verilere göre programlar yapılmalı ve din görevlisi buna göre yetiştirilmelidir. Din görevliliği özenilen bir meslek haline getirilmelidir.
Din Görevlisinin en çok şikayet ettiği iki konu vardır: Birincisi sahipsizlik ve diğeri sevgisizliktir. Bizden geçinen siyaset, bizi yöneten Sn. yöneticilerimiz Din Görevlisine sahip çıkmadığı gibi, gerekli iletişimde kurulamadığı için sıkıntı ve problemler içinde boğuşmaktadır. Sevgi ve ilginin esirgendiği moralsiz Din görevlisinden de başarılı bir din hizmeti beklemek hayal olur.
Camiler ve Din Görevlileri Haftası münasebetiyle dertlerimizi Diyanet camiası ve kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:
1- Din görevlisinin hukuki statüsü belirlenmeli ve Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu acilen çıkartılmalıdır.
2- Din görevlisinin mesleğinin itibarına uygun bir maaşı olmalıdır. En temel insan hakkı olan izin konusu problem olmaktan çıkartılmalıdır. Görevlisinin izin kullanma problemini çözemeyen bir kurum asla başarılı olamaz. Bayram ve resmi tatil günlerinde görev yapan Din görevlilerinin fazla çalışma ücreti ile ilgili düzenleme bir an önce hayata geçirilmelidir.
3- 25 yıldır Hac organizesi düzenleyen bir kurumun sevgi ve güven sağlayacak kural ve kaideleri belirleyemediği için görevlisi hac yapamadan emekli oluyorsa ve bundan dolayı kuruma karşı olumsuz tavır alınmasına mani olunamıyorsa kurum yöneticileri kendilerini gözden geçirmelidir.
4- Türkiye Diyanet Vakfı sahip olduğu imkanlarıyla, bu imkanda kanı teri ve emeği olan Diyanet çalışanlarına hizmeti esas almalıdır. Her ilde misafirhane, kütüphane, toplantı ve sohbet salonları bulunan tesisler inşa etmelidir. Diyanet personelinin okumakta olan çocuklarına burs ve imkanlar sağlamalıdır.
5- Diyanet İşleri Başkanlığı kendine ve çalışanlarına güvenmeli, Camiler ve Din görevlileri Haftasını sendika yöneticileri ile işbirliği yaparak kutlamaktan korkmamalıdır.
Türk Diyanet Vakıf-Sen olarak “Camiler Ve Din Görevlileri Haftası”nın Diyanet İşleri Başkanlığının idarecileri ve mensuplarınca bir iç muhasebenin yapıldığı, personelin motive edildiği bir hafta olarak kutlanması öncelikle en büyük arzumuzdur.
Bu vesileyle haftanın hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan diler, ahirete irtihal etmiş hocalarımızı ve büyüklerimizi rahmet ve şükranla yad eder, emekli olan hocalarımıza aileleriyle sağlık, huzur, mutluluk dolu bir hayat sürmelerini, görevde bulunan meslektaşlarımıza sıhhat ve huzur içerisinde başarılı hizmetler niyaz ederiz” diye konuştu.
Kemal Arduç
|
|